Fransa neden Mehmet Ali Paşa'yı destekledi ?

Defne

New member
Fransa Neden Mehmet Ali Paşa’yı Destekledi?

Fransa neden Mehmet Ali Paşa’nın yanında yer aldı?

Mehmet Ali Paşa meselesini ilk kez ayrıntılı biçimde incelerken bende en çok soru uyandıran nokta, Fransa’nın neden Osmanlı Devleti’yle karşı karşıya gelme pahasına Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’yı desteklediğiydi. İlk bakışta mesele oldukça basit görünebilir: Fransa, Mehmet Ali Paşa’yı seviyor ve onun Osmanlı’dan bağımsızlaşmasını istiyordu. Fakat dönemin diplomatik yazışmalarına, 1839-1840 krizine ve Avrupa güçlerinin çıkarlarına biraz daha yakından bakınca bunun kişisel bir sempati meselesinden çok daha karmaşık olduğu görülüyor.

Bence burada yapılabilecek en büyük hata, Fransa’nın Mehmet Ali Paşa’yı yalnızca “Osmanlı’ya karşı olduğu için” desteklediğini düşünmek olur. Asıl mesele; Akdeniz’de güç dengesi, İngiltere ile rekabet, Fransa’nın Doğu Akdeniz’deki çıkarları, Fransız kamuoyunun Mehmet Ali Paşa’ya yönelik olumlu bakışı ve 1840’ta Fransız hükümetinin Avrupa diplomasisinde yalnız bırakılma korkusunun aynı anda devreye girmesiydi.

Mehmet Ali Paşa nasıl bu kadar güçlü hâle geldi?

Öncelikle Mehmet Ali Paşa’nın Fransa açısından neden dikkate değer bir aktör hâline geldiğini anlamak gerekiyor. 1805’ten itibaren Mısır’ın fiilî yöneticisi olan Mehmet Ali Paşa, yalnızca Mısır’ın yerel yöneticisi olarak kalmadı. Orduyu yeniden düzenledi, merkezi yönetimi güçlendirdi ve özellikle Suriye üzerinde hâkimiyet kurmaya çalıştı.

1831’de Osmanlı Devleti ile Mehmet Ali Paşa arasında başlayan savaşta onun oğlu İbrahim Paşa’nın orduları Suriye’ye girdi. 1833 Kütahya Antlaşması sonucunda Mehmet Ali Paşa, Mısır’ın yanı sıra Suriye’de de önemli bir güç elde etti. Bu gelişme Osmanlı Devleti’nin merkezî otoritesi açısından ciddi bir sorun oluşturdu.

Dolayısıyla 1830’ların sonunda Mehmet Ali Paşa artık sıradan bir Osmanlı valisi değildi. Büyük bir orduya, güçlü bir yönetime ve Doğu Akdeniz’de etkili olabilecek askerî kapasiteye sahipti.

1839’daki Nizip Savaşı ise krizi daha da büyüttü. Osmanlı ordusunun Mehmet Ali Paşa kuvvetleri karşısında ağır yenilgiye uğraması ve Osmanlı donanmasının da Mehmet Ali Paşa’nın eline geçmesi, Avrupa devletlerini doğrudan ilgilendiren bir güç dengesi problemi yarattı. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın tarihî belgelerinde de 1839’da Mehmet Ali Paşa’nın yaklaşık 140.000 kişilik bir orduya sahip olduğu ve Nizip’te Osmanlı ordusunu ağır biçimde yendiği belirtiliyor.

Fransa’nın Mehmet Ali Paşa’ya desteğinin temelinde İngiltere rekabeti vardı

Bana göre meselenin en önemli anahtarlarından biri İngiltere-Fransa rekabetidir.

19. yüzyılın ilk yarısında Fransa ile İngiltere arasında Avrupa dışında da ciddi bir nüfuz mücadelesi bulunuyordu. Akdeniz, Kuzey Afrika ve Doğu Akdeniz bu rekabetin önemli alanlarıydı. Fransa’nın 1830’da Cezayir’i işgal etmesi de Akdeniz siyasetindeki ağırlığını artırmıştı.

Bu ortamda Mısır ve Suriye üzerinde güçlü bir Mehmet Ali Paşa yönetiminin ortaya çıkması, Fransa için stratejik bir ortaklık imkânı oluşturuyordu. Özellikle Suriye’nin Mehmet Ali Paşa’nın kontrolünde kalması, Fransa’nın Doğu Akdeniz’deki nüfuzunu artırabilecek bir gelişme olarak görülüyordu.

Fakat İngiltere açısından tablo farklıydı. İngiliz yönetimi, Hindistan’a giden ticaret yolları ve Doğu Akdeniz bağlantısı açısından Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünün korunmasını önemli görüyordu. Güçlü ve bağımsızlaşma eğilimindeki bir Mısır-Suriye devletinin ortaya çıkması, İngiliz çıkarları açısından daha fazla risk taşıyabilirdi.

Bu nedenle Mehmet Ali Paşa meselesi, yalnızca Osmanlı ile Mısır arasındaki bir anlaşmazlık olmaktan çıktı. Bir anlamda İngiltere ile Fransa arasındaki stratejik rekabetin sahalarından biri hâline geldi.

Fransız kamuoyu da Mehmet Ali Paşa’dan yana mıydı?

Burada önemli bir ayrıntı var: Fransa’nın tutumunu sadece hükümetin hesaplarıyla açıklamak yeterli değil.

2020 yılında Revue Historique dergisinde yayımlanan bir araştırma, 1839-1840 krizinde Fransız kamuoyunun önemli bir bölümünün Mehmet Ali Paşa lehine mobilize olduğunu gösteriyor. Araştırmada Fransa’da 1840 yılına gelindiğinde “Mısır yanlısı” bir siyasi atmosferin güçlendiği ve Mehmet Ali Paşa’nın Fransız çıkarlarının savunucusu gibi algılandığı belirtiliyor.

Bu oldukça önemli. Çünkü hükümetlerin dış politikası her zaman yalnızca ekonomik veya askerî çıkarlarla belirlenmez. Kamuoyu, basın, parlamentodaki siyasi gruplar ve milliyetçi duygular da karar vericiler üzerinde baskı oluşturabilir.

Dolayısıyla Fransız yönetimi bir yandan Avrupa’daki güç dengelerini hesaplıyor, diğer yandan kendi kamuoyunun “Fransa geri adım atıyor” şeklinde yorumlayabileceği bir diplomatik yenilgiden çekiniyordu.

Adolphe Thiers ve “Fransa’nın Doğu’daki itibarı”

1840 yılında Adolphe Thiers’in başbakan ve dışişleri bakanı olmasıyla Fransız politikası daha sert bir çizgiye yöneldi. Oxford Academic tarafından yayımlanan bir çalışmaya göre Thiers, daha göreve gelmeden önce Ocak 1840’taki parlamento konuşmasında Mehmet Ali Paşa’nın Suriye’deki davasını doğrudan Fransa’nın davasıyla ilişkilendirmişti. Aynı araştırma, 1839 sonbaharından itibaren Fransız politikasının Mehmet Ali Paşa’ya açık biçimde destek vermeye yöneldiğini belirtiyor.

Burada “Fransa neden Mehmet Ali Paşa’yı destekledi?” sorusunun önemli bir cevabı ortaya çıkıyor: Thiers açısından mesele yalnızca Mehmet Ali Paşa değildi; Fransa’nın büyük devlet statüsünün korunmasıydı.

İngiltere, Rusya, Avusturya ve Prusya’nın Osmanlı Devleti lehine ortak hareket etmesi Fransa’yı diplomatik olarak dışarıda bırakıyordu. Londra’da Fransa’nın katılımı olmadan bir anlaşmaya varılması, Paris açısından ciddi bir prestij sorunu oluşturdu.

Dolayısıyla Fransa’nın Mehmet Ali Paşa’yı desteklemesi bir bakıma “Mısır meselesi” üzerinden Avrupa güç dengesine itiraz etmesiydi.

1840 Londra Antlaşması neden kırılma noktası oldu?

15 Temmuz 1840’ta İngiltere, Avusturya, Prusya ve Rusya Osmanlı Devleti ile Londra’da bir anlaşma imzaladı. Anlaşma Mehmet Ali Paşa’ya Mısır’da kalıtsal yönetim hakkı tanınmasını öngörüyor, ayrıca belirli şartlarla Güney Suriye’nin de onun yönetimine bırakılmasını teklif ediyordu. Mehmet Ali Paşa bu şartları kabul etmezse askerî müdahale yolunun açılması kararlaştırılmıştı.

Buradaki ironik nokta şu: İngiltere ve müttefikleri aslında Mehmet Ali Paşa’ya tamamen yok edici bir çözüm önermiyordu. Mısır’ın yönetiminin ailesinde kalması kabul ediliyordu. Ancak Suriye konusunda geri adım atması ve Osmanlı padişahının egemenliğini tanıması bekleniyordu.

Mehmet Ali Paşa bu düzenlemeyi reddetti. Bunun üzerine İngiliz ve Avusturya kuvvetleri Doğu Akdeniz’de askerî harekâta girişti ve Mehmet Ali Paşa Suriye’den çekilmek zorunda kaldı.

Fransa ise bu anlaşmayı kabul etmedi.

Bu nedenle Fransa’nın Mehmet Ali Paşa’ya verdiği desteği “Fransa, Mısır’ın bağımsızlığını savunuyordu” şeklinde özetlemek biraz yanıltıcı olur. Fransa’nın asıl önerisi, Mehmet Ali Paşa’nın Mısır ve Suriye’de güçlü bir konum elde etmesini sağlayacak bir uzlaşma bulunmasıydı.
 
Üst